Rashit Morjee TV ‘de

Rashit, bu akşam (7 Aralık) 20:15’te Morjee TV ‘de yeni albümü “İnsan Neslinin Sonu”nu anlatıyor.

Photobucket

Reklamlar

RASHIT “İnsan Neslinin Sonu” Albüm Lansmanı(12 Aralık 2012 Çarşamba 21:30)

Photobucket

1999’da yayımlanan ilk stüdyo albümleri ‘Telaşa Mahal Yok’tan bugüne kadar hem Türkiye’deki şehir müziğinin oluşması ve gelişmesinde büyük bir rol oynayan, hem de eleştirmenlerden tam not alan Rashit, merakla beklenen yeni albümleri ‘İnsan Neslinin Sonu’nun tanıtımı için Ghetto’da! Grup, Nazan Öncel ve Göksel gibi önemli isimlerin de konuk olduğu albümde, post-punk, new wave, post rock ve indie gibi Batı soundları ile Balkan ve Asya müziklerini şaşırtıcı bir uyumla biraraya getiriyor. Ghetto’daki konserlerinde hem “İnsan Neslinin Sonu”ndaki şarkılarını ilk kez sürpriz konuklarıyla müzikseverlere canlı olarak tanıtacak, hem de sevilen Rashit klasiklerini bir kez daha çalacaklar. Rashit’den önce yeni dönem indie sahnesinin önemli gruplarından The Away Days sahne alacak. Gecede punk-garage, post-punk, new wave setleriyle Naim Dilmener ve Murat Beşer DJ setin başında olacaklar.

ÖN GRUP: The Away Days
DJs: Naim Dilmener / Murat Beşer

Rashit’s first studio album ‘Telaşa Mahal Yok’ was published in 1999, and played an important role in urban music’s development in Turkey. They published their brand new album ‘İnsan Neslinin Sonu’ with well-known names of Turkish popular music scene, Nazan Öncel and Göksel appearing as guests. The album brings a surprising harmony between Western sounds such as post-punk, new wave, post rock and indie, together with the Balkan and Asian music.

Fiyat/Admission: 20 TL

Etkinliğin Facebook sayfası: https://www.facebook.com/events/445435405493214/

Yeni Albüm Öncesi Rashit Röportajı

Blogumun açılışını geçtiğimiz hafta Sıradaki Şarkı adlı web sitesi için yaptığım Rashit röportajı ile yapıyorum.(İ.Elmas)

Photobucket

Yeni albümün mart ayında çıkması bekleniyordu ama epey bir uzadı süre, bunun sebebi nedir ve kesin bir çıkış tarihi var mı?

Orkun Tunç: Stüdyo ve kayıt kısmı ile ben ilgileniyorum, sanırım özetle teknik sorunlar yaşadık demek doğru olacak.

Oğuz Taktak: Albüm çıkış tarihini Ada Müzik ile Eylül olarak belirledik.

Tolga Özbey: Telaşa mahal yok, sabredenlerden olunuz.

Bu albümde Erkin Koray’ın Gaddar şarkısını yorumladınız, bu şarkıyı seçme sebebiniz nedir? Ayrıca kişisel fikrim sizin yorumunuzun orijinalinden daha iyi olduğu yönünde.

Oğuz Taktak: Bu şarkıyı albümde kullanmaktan bir çok nedenden dolayı vazgeçtik.

Bülent Kabaş: Zaten internetten dinlemeniz mümkün.

Tolga Özbey: Şarkının albümün genel sound’una uymadığına karar verdik.

Levent Özer: Telif ücreti de etkili oldu bu kararda.

Bundan 10 yıl öncesinde yerli gruplar çok fazla kaset/cd/plak dışında ürün sunmuyordu dinleyicilere ama günümüzde birçok yerli grubun t-shirt vb. ürünleri mevcut. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz, bu tür ürünler piyasaya sürme gibi planlarınız var mı?

Oğuz: Estetik bu kaygılar.

Tolga: Herkes kendi tshirt’ünü kendi yapsın.

Orkun: 80′lerde bu iş tepe noktasındaydı.

Bülent: Şimdi biraz komik kaçıyor.

Levent: Merchandise’ın bizim için gerekli olmadığını düşünüyorum.

Tolga Özbey’in kendi adı altında kayıtlar yaptığını biliyorum ve açıkçası çalışmalarını oldukça kaliteli buluyorum. Diğer grup elemanlarının da bu tarz projeleri var mı?

Orkun: Ben en son “Uçan Melekler” filminin soundtrack’ini hazırladım. Ayrıca Mavi’nin albümünü kaydettim.

Bülent: Ev kayıtları yapıyorum, tez’imi hazırladıktan sonra hepsini yayımlamayı düşünüyorum.

Levent: Dizi film müziği işindeyim, ayrıca kendi solo albümünü 2013′te yayımlamak gibi bir düşüncem var.

Ben sizin müziğinizi dinlemeye Kadıköyden Hareketler Split’i ile başladım. Split’in Rashit kısmı bas gitar solosu ile başlıyordu, ilerde albümlerinizde bu tarz sololara yer vermeyi düşünüyor musunuz?

Bülent: Benim de isteğim bu bass gitar solosu ile başlayan yeni bir şarkı daha yapabilmek ama gruptaki diğer insanlar buna pek sıcak bakmıyorlar.

Levent: Senin bass soloların bitmek bilmiyor o yüzden.

Oğuz: Günlerce sürenleri var.

Orkun: Ben kısa olmasında diretiyorum.

Tolga: En iyi solo en kısa olandır.

‘’Dinozor’’ ve ‘’Hava Soğuk Yağmurlu’’ şarkılarınızın isimleri çoğunlukla nakaratları ile beraber anılıyor, bunun sebebi nedir sizce? Ben ülkemizdeki genç dinleyici kitlesinin dikkat çekme merakına bağlıyorum bunu.

Tolga: Sanırım sadece eğlenmek adına yaptığınız şarkılar bazen ciddiye aldığınız diğer işlerin de önüne geçebiliyor.

Oğuz: İnsanlık olarak arena kültüründen geliyoruz, sloganları, belden aşağı tekerlemeleri ve argoyu severiz.

Orkun: Ben kendi adıma bundan rahatsız değilim.

Bülent: İnsanlar deşarj olmak istiyor.

Levent: Sanırım eğlenceli olmaları etkili oluyor.

Yerli piyasadan takip ettiğiniz gruplar hangileridir? Mesela son zamanda UÇK Grind ve Art Diktatör yeni kayıtlarını piyasaya sürdüler, dinlediyseniz yorumlarınızı alabilir miyim?

Oğuz: Art eski bir dostumuz ve beraber çalmışlığımız da var.Severiz kendisini.

Tolga: Death room’dan beri takip ederim severim.

Orkun: Benim de ARMAGEDDON TURK diye bir projem var. Çeşitli featuringler ile kolabrasyonlar yapıyoruz. Art Diktatör ile de çalışmayı düşünüyorum.

Levent: UÇK Grind’ın hiç bir konserini kaçırmam.

Bülent: Art diktatör’ü özledim, kendisi güneye yerleşti.

Bu sene içinde türdaşınız sayılabilecek bazı gruplar yeni albümlerini yayımladılar(Anti-Flag ve Pennywise), albümleri dinlediniz mi? Dinlediyseniz albümler hakkında yorumlarınızı alabilir miyim?

Oğuz: The Horrors’un “Skying” albümünü severek dinledim. Onlarla 30 Haziran’da Kilyos Solar Beach’te Mono Festival’de çalacağız.

Orkun: Cannibal Corpse’un “Torture” albümünü ve Rihanna’nın “Talk That Talk”unu çok beğendim.

Bülent: Pennywise’ı severim ama Bad relligion’ı tavsiye ederim.

Tolga: Bad Brains’in ilk albümü gibisi olamaz.

Levent: Ramones’un Adios amigos albümü olmazsa olmazım.

Son zamanlarda neler dinliyorsunuz?

Orkun: Daha çok hiphop dinliyorum. Ama yeni çıkan black metal albümlerini de takip ediyorum.

Oğuz: Jack White’ın “Blunderbuss” albümü gayet iyi.

Tolga: The Wipers’ın “Is this real” albümüne takıldım kaldım. Killing Joke’un yeni albümü MMXII oldukça iyi.

Bülent: Eski Napalm Death plaklarımı mp3 yaptım onları dinliyorum. Çıtırtılı çıtırlı daha bir hoş oluyor.

Levent: Sanırım bu aralar kafamı dinlemeyi tercih ediyorum.

Çalmaktan en çok zevk aldığınız şarkınız hangisidir?

Oğuz: 2013′te yayımlamayı planladığımız akustik albüm’den bir kaç yeni şarkı.

Tolga: Hepsi çocuklarım gibi.

Orkun: Sanırım “teker teker”

Levent: Elbette “Yakın ölüm deneyimi”

Bülent: Bu aralar akustik bir albüm için kafa patlattığımız ve eski şarkılara yeni düzenlemeler yaptığımız için olsa gerek, yeni haliyle “kara güller”‘i çalmak çok keyifli geliyor.

Ramones mi, Sex Pistols mu?

Oğuz: Suicide desem, çok mu ileri gitmiş olurum. Punk o kadar derin bir mecra ki herkesin punk’ı kendine.

Tolga: Bence Television. Herkesin punk’ta beklentisi farklı olsa da sanırım içinde aradığı temel özellik, yenilikçi ve enerjik olması ve bir tür direniş ruhu, aykırılık barındırıyor olması ve bunu bulabildiğimiz her müzik punk ruhumuza hitap ettiği için bize özel geliyor.

Bülent: Cramps

Levent: Exploited

Orkun: Elbette Conflict, Crass ve Dead Kennedys.

Röportaj için çok teşekkür ederim. Son sözlerinizi alabilir miyim?

Orkun: 30 Haziran’da herkesi Mono festival’e bekliyoruz.

Bülent: Yeni albümden bir çok şarkıyı ilk kez çalacağız.

Levent: Elbette sevilen eski şarkılar da olacak.

Photobucket